NAHL Suresi 83. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 16/NAHL-83

       
16/NAHL-83: (Ali Bulaç) Onlar, Allah'ın nimetini biliyorlar, sonra da inkar ediyorlar; onların çoğu inkâr edenlerdir. / (Ali Fikri Yavuz) Müşrikler, Allah’ın nimetini tanırlar ikrar ederler. Sonra (Allah’dan başkasına ibadet ederek) onu inkâr ederler. Onların çoğu kâfirlerdir.
Sponsor Bağlantı:

NAHL Suresi 83. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 16/NAHL-83

16/NAHL-83: (Ali Bulaç) Onlar, Allah'ın nimetini biliyorlar, sonra da inkar ediyorlar; onların çoğu inkâr edenlerdir. / (Ali Fikri Yavuz) Müşrikler, Allah’ın nimetini tanırlar ikrar ederler. Sonra (Allah’dan başkasına ibadet ederek) onu inkâr ederler. Onların çoğu kâfirlerdir.
Önceki 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 Sonraki

يَعْرِفُونَ نِعْمَتَ اللّهِ ثُمَّ يُنكِرُونَهَا وَأَكْثَرُهُمُ الْكَافِرُونَ

Ya’rifûne ni’metallâhi summe yunkirûnehâ ve ekseruhumul kâfirûn(kâfirûne).

1.ya'rifûne: tanıyorlar, biliyorlar
2.ni'mete allâhi: Allah'ın ni'meti
3.summe: sonra
4.yunkirûne-hâ: onu inkâr ediyorlar
5.ve ekseru-hum: ve onların çoğu
6.el kâfirûne: inkâr edenler, kâfirler

İmam İskender Ali Mihr: Onlar, Allah’ın ni’metini biliyorlar, sonra onu inkâr ediyorlar.Ve onların çoğu kâfirlerdir.
Diyanet İşleri: Onlar, Allah’ın nimetini bilirler, sonra da inkâr ederler. Onların çoğu kâfirlerdir.
Abdulbaki Gölpınarlı: Onlar, Allah'ın nîmetini tanırlar da sonra inkâr ederler ve çoğu kâfirdir onların.
Abdullah Parlıyan: Aslında Allah'ın nimetinin pekala farkındalar, ama yine de O'nu tanıyıp doğrulamaya yanaşmıyorlar. Çünkü onların pek çoğu, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas ediyorlar.
Adem Uğur: Onlar Allah'ın nimetini bilirler (itiraf ederler). Sonra da onu inkâr ederler. Onların çoğu kâfirdir.

HİDAYETİ GİZLEYENLER RAPORLARI

Hidayet; insan ruhunun yaşarken Allah'a ulaşmasıdır. Hidayet, İslâm'ın en önemli kavramıdır. Çünkü bir insan ancak Allah'a ulaşmayı dilerse, Allahû Tealâ'nın cennetine girmeye hak kazanabilir. Hidayeti gizleyenler, Kur'ân'ın aslında olan "O'na ulaşır", "Allah'a ulaşmak" gibi ifadeleri meâllerinde değiştirerek Allah'a ulaşmayı gizleyen kişilerdir.

YÛNUS-7 için Hidayeti Gizleyenler Raporu

Hidayeti gizleyenler bu âyette hidayeti nasıl gizlemişlerdir, gelin beraberce görelim: Kelime listesinde "huzurumuzda" var mı? YOK! (Adem Uğur, Ahmet Tekin, Ali Fikri Yavuz, Diyanet Vakfi, Muhammed...
Raporun devamı...
Ahmed Hulusi: (Onlar) Allâh nimetini (Hz. Rasûlullah'ı) tanırlar, sonra da O'nu inkâr ederler. . . Onların ekseriyeti hakikat bilgisini inkâr edenlerdir.
Ahmet Tekin: Onlar Allah’ın nimetini, Muhammed’in peygamber olarak görevlendirileceğini itiraf ederler, bilirler. Sonra da onu ısrarla inkâr ederler. Onların çoğu kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirdir, nankördür.
Ahmet Varol: Onlar Allah'ın nimetini biliyor sonra onu inkâr ediyorlar. Onların çoğu kâfirdir.
Ali Bulaç: Onlar, Allah'ın nimetini biliyorlar, sonra da inkar ediyorlar; onların çoğu inkâr edenlerdir.
Ali Fikri Yavuz: Müşrikler, Allah’ın nimetini tanırlar ikrar ederler. Sonra (Allah’dan başkasına ibadet ederek) onu inkâr ederler. Onların çoğu kâfirlerdir.
Ali Ünal: (Müşrikler,) hayatları boyu faydalandıkları nimetlerin Allah’tan olduğunu içten içe bilip itiraf ettikleri halde, Allah’tan başkalarına ibadet etmekle bu nimetleri inkâr ederler. Onların pek çoğu, inatçı kâfirlerdir.
Bayraktar Bayraklı: Onlar Allah'ın nimetini bilirler, sonra da inkâr ederler. Onların çoğu nankördür.
Bekir Sadak: Allah'in nimetini hem bilirler hem de inkar ederler. Zaten cogu kafir kimselerdir. *
Celal Yıldırım: Allah'ın nîmetini bilirler, sonra da inkâr ederler. Zaten onların çoğu kâfir kişilerdir.
Cemal Külünkoğlu: Onlar hem Allah'ın nimetini bilirler (hem de O'ndan başkasına tanrısal nitelikler yüklemek suretiyle) bunu inkâr ederler. Onların çoğu nankör kimselerdir.
Diyanet İşleri (eski): Allah'ın nimetini hem bilirler hem de inkar ederler. Zaten çoğu kafir kimselerdir.
Diyanet Vakfi: Onlar Allah'ın nimetini bilirler (itiraf ederler). Sonra da onu inkâr ederler. Onların çoğu kâfirdir.
Edip Yüksel: ALLAH'ın nimetlerini çok iyi tanıdıkları halde onları inkar ederler. Onların çoğu kafirlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır: Allahın nı'metini tanırlar, sonra da inkâr ederler ve ekserisi kâfirdirler
Elmalılı (sadeleştirilmiş): Allah'ın nimetini tanırlar, sonra da onu inkar ederler. Çoğu kafir kimselerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Hem Allah'ın nimetini bilirler, sonra da onu inkâr ederler. Onların çoğu kâfir kimselerdir.
Gültekin Onan: Onlar, Tanrı'nın nimetini biliyorlar, sonra da inkar ediyorlar; onların çoğu kafirdir.
Harun Yıldırım: Onlar Allah'ın nimetini bilirler (itiraf ederler). Sonra da onu inkâr ederler. Onların çoğu kâfirdir.
Hasan Basri Çantay: Onlar hem Allahın (bu) ni'met (ler) ini i'tiraf ederler, hem yine onu (fiilleriyle) inkâr ederler. Çoğu (inadına) kâfir kimselerdir onların.
Hayrat Neşriyat: Allah’ın ni'metini tanırlar; sonra da onu inkâr ederler; çünki onların çoğu kâfirdirler.
İbni Kesir: Allah'ın nimetini hem bilirler, hem de inkar ederler. Zaten onların çoğu kafirdirler.
Kadri Çelik: Onlar, Allah'ın nimetini bilmekte, sonra da inkâr etmektedirler. Onların çoğu kâfirdirler.
Muhammed Esed: Aslında Allah'ın nimetinin pekala farkındalar ama, yine de onu tanıyıp doğrulamaya yanaşmıyorlar; çünkü onların çoğu onmaz biçimde küfre batmış bulunuyor.
Mustafa İslamoğlu: Allah'ın nimetlerini pekala tanıyıp biliyorlar, fakat yine de nankörlük ediyorlar; zira onların çoğu küfre sapmışlar.
Ömer Nasuhi Bilmen: Allah'ın nîmetini tanırlar, sonra da onu inkar ederler ve onların ekserisi kâfirlerdir.
Ömer Öngüt: Onlar Allah'ın nimetini bilirler (itiraf ederler), sonra da onu inkâr ederler. Onların çoğu kâfirdirler.
Şaban Piriş: Onlar Allah’ın nimetini bildikleri halde onu inkar ederler ve onların çoğu kafirdir.
Sadık Türkmen: Onlar Allah’ın nimetini bilirler, sonra da onu inkâr ederler. Onların çoğu inkâra sapanlardır.
Seyyid Kutub: Onlar Allah'ın nimetlerini hem bilirler, hem de sonra onları inkâr ederler, onların çoğu kâfirdir.
Suat Yıldırım: Müşrikler Allah’ın nimetini bilmekle beraber, bunları kendilerine veren Allah’tan başkasına ibadet etmekle bu nimetleri inkâr ederler. Onların çoğu işte böyle nankördürler!
Süleyman Ateş: Allâh'ın ni'metini bilirler (bu ni'metleri Allâh'ın yarattığını kabul ederler), sonra da (bunları kendilerine verenden başkasına taparak) bu ni'metleri inkâr ederler, çokları da (nankördürler).
Tefhim-ul Kuran: Onlar, Allah'ın nimetini bilmektedirler, sonra da inkâr etmektedirler; onların çoğu küfre sapanlardır.
Ümit Şimşek: Onlar Allah'ın nimetini bilirler; buna rağmen onu inkâr ederler. Onların çoğu böyle nankördür.
Yaşar Nuri Öztürk: Allah'ın nimetini biliyorlar, sonra da onu inkâr ediyorlar. Çoğu nankördür bunların.

Kur'an-ı Kerim'in Lafzı ve Ruhu
www.kuranmeali.org Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.

Hidayeti Gizleyenler Raporlarına ulaşın
Anket sonuçlarımıza ulaşın!
Kur'an-ı Kerim'e aykırı bir çok hurafe İslam dininde yeri varmış şeklinde kabul görmekte ve toplumumuza öğretilmektedir. Bu hurafeleri tanımak ve çevrenizi uyarmak için anket sonuçlarımızı mutlaka inceleyiniz.

KuranMeali.Org Anketleri
Sitemizi bilgisayarınıza yükleyin!
Kuran Meallerini Kıyasla Masaüstü versiyonu kullanımınıza açılmıştır. Sağ sütundan "masaüstü Kuran Meallerini Kıyasla" programını bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz.

Kuran Meallerini Kıyasla v2.1.1 masaüstü versiyonu
e-bülten üyeliği
Ad Soyad
e-posta
Zikrullah
Zikrullah ne demektir?
 Kur'ân-ı Kerim
 Allah'ı anmak
 Allah İsminin Al-lah Al-lah şeklinde sesli veya sessiz olarak tekrar edilmesi (Farz)

3.363 kişi oy verdi.
Sonuçları göster
         
Sitemizde yer alan reklamlar kâr amacı için değil, KuranMeali.org'u daha hızlı hizmet verebilmesi için bağımsız bir server'a taşımak amacı ile eklenmiştir.