Ve kul innî enen nezîrul mubîn(mubînu).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | “Ve muhakkak ki; ben apaçık (uyaran, açıklayan, beyan eden) bir nezirim.” de. |
| Diyanet İşleri | : | De ki: “Gerçekten ben, apaçık bir uyarıcıyım.” |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Ve de ki: Hiç şüphe yok ki ben, gerçekten de bir korkutucuyum. |
| Adem Uğur | : | De ki: Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım. |
| Ahmed Hulusi | : | De ki: "Kesinlikle ben, evet ben apaçık bir uyarıcıyım. " |
| Ahmet Tekin | : | 'Sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayan apaçık uyarıcı benim, ben' de. |
| Ahmet Varol | : | Ve de ki: 'Doğrusu ben apaçık bir uyarıcıyım.' |
| Ali Bulaç | : | Ve de ki: "Şüphe yok, ben apaçık bir uyarıcıyım." |
| Ali Fikri Yavuz | : | Bir de (Ey Rasûlüm) de ki: “-Haberiniz olsun, ben, (üzerinize bir azap ineceğini bildiren) açık bir korkutucuyum: |
| Bekir Sadak | : | De ki: «Dogrusu ben apacik bir uyariciyim.» |
| Celal Yıldırım | : | Ve de ki: Şüphesiz ben açık bir uyarıcıyım. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | De ki: 'Doğrusu ben apaçık bir uyarıcıyım.' |
| Diyanet Vakfi | : | De ki: Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım. |
| Edip Yüksel | : | De ki: 'Ben apaçık bir uyarıcıyım.' |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Ve de ki haberiniz olsun; ben o nezîri mübîn ben |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Ve de ki: «Benim o apaçık uyarıcı ben!» |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | De ki: «Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım.» |
| Fizilal-il Kuran | : | Ben açık sözlü bir uyarıcıyım de. |
| Gültekin Onan | : | Ve de ki: "Şüphe yok, ben apaçık bir uyarıcıyım." |
| Hasan Basri Çantay | : | Ve de ki: «Şübhesiz ben, (evet) ben (üstünüze inecek azâb-ı ilâhîyi) açıkça haber verenim». |
| Hayrat Neşriyat | : | Ve de ki: 'Şübhesiz ben, (Allah’ın azâbı ile korkutan) apaçık bir korkutucuyum.' |
| İbni Kesir | : | De ki: Ben apaçık bir uyarıcıyım. |
| Muhammed Esed | : | ve de ki: "Haberiniz olsun, ben (Allah'ın vaad ettiği) açık sözlü uyarıcıyım!" |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Ve de ki: «Ben, şüphesiz ben (sizi azab-ı ilâhî ile) apaçık korkutucuyum.» |
| Ömer Öngüt | : | De ki: “Ben şüphesiz ki apaçık bir uyarıcıyım. ” |
| Şaban Piriş | : | Ve ben apaçık bir uyarıcıyım! de |
| Suat Yıldırım | : | Ve de ki: "Sizleri bekleyen felakete karşı sizi açıkça uyarıyorum." |
| Süleyman Ateş | : | Ve: "Ben, ancak ben, apaçık bir uyarıcıyım!" de. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Ve de ki: «Şüphe yok, ben apaçık bir uyarıcıyım.» |
| Ümit Şimşek | : | Bir de şunu söyle: Ben apaçık bir uyarıcıyım. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Ve de ki: "Ben, evet ben, apaçık konuşan bir uyarıcıyım!" |