Fentekamnâ minhum, ve innehumâ le bi imâmin mubîn(mubînin).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Bu sebeple onlardan da intikam aldık ve muhakkak ki; ikisi de (iki şehir de) gerçekten, açıkça bir rehberdir (gelecek nesillere ibrettir). |
| Diyanet İşleri | : | Onlardan da intikam aldık. İkisi de (Lût kavminin yaşadığı Sodom ile Şu’ayb kavminin yaşadığı Eyke) belirgin bir anayol üzerinde idiler. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Öcaldık onlardan; iki şehir de apaçık görünmede, yol uğrağında hâlâ. |
| Adem Uğur | : | Biz onlardan da intikam aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir. |
| Ahmed Hulusi | : | Bu sebeple onlara yaptıklarının acı sonuçlarını yaşattık! Her ikisi de açık seçik görülebilen bir bölgededir. |
| Ahmet Tekin | : | Biz onlara, lâyık oldukları cezayı verdik. İkisi de, Eyke ve Medyen açık bir yol üzerindedir. |
| Ahmet Varol | : | Bu yüzden onlardan da intikam aldık. Her ikisi de açık bir yol üzerindedir. |
| Ali Bulaç | : | Bundan dolayı onlardan intikam aldık; her ikisi de açıkça (gözler) ön(ün)dedir. |
| Ali Fikri Yavuz | : | Biz Eyke halkından da intikam aldık. (Sedum ve Eyke şehirlerinin) ikisi de (herkesin görebileceği uğrak) apaçık bir yol üzerindedir. |
| Bekir Sadak | : | Bunun icin onlardan da ocaldik. Hala her iki memleket de islek bir yol uzerindedirler. * |
| Celal Yıldırım | : | O yüzden onlardan da intikam aldık. (Sözünü ettiğimiz) şehirlerin ikisi de açık bir (yolun) önünde bulunuyordur. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | Bunun için onlardan da öç aldık. Hala her iki memleket de işlek bir yol üzerindedirler. |
| Diyanet Vakfi | : | Biz onlardan da intikam aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir. |
| Edip Yüksel | : | Onlardan öc aldık. Her ikisi de belgelenmiştir. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Onlardan da intikam aldık, ikisi de apaçık önde bulunuyor |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Onlardan da intikam aldık, ikisi de apaçık önde bulunuyorlar. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Biz Eyke halkından da intikâm aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir. |
| Fizilal-il Kuran | : | Bu yüzden onlardan da öç aldık; bu beldelerin her ikisi de işlek bir yol üzerindedirler. |
| Gültekin Onan | : | Bundan dolayı onlardan intikam aldık; her ikisi de açıkça (gözler) ön(ün)dedir (lebi imamin) / her ikisi de Levh-i Mahfuz'dadır. |
| Hasan Basri Çantay | : | Onun için bunlardan da intikam aldık. (Bu yerlerin) ikisi de apaçık bir yol (üzerinde) dir. |
| Hayrat Neşriyat | : | Onlardan da intikam aldık. Her ikisi (Lût kavminin şehri ile Eyke kavmi harâbeleri) de hâlâ apaçık (bilinen) bir yol üzerinde (durmakta)dır. |
| İbni Kesir | : | Bunun için onlardan öc aldık. Her ikisi de hala işlek bir yol üzerindedir |
| Muhammed Esed | : | Ve bu yüzden onları da hak ettikleri cezaya uğrattık. Gerçek şu ki, sözü geçen her iki (günahkar toplum) da, (bugün dahi) görülebilen bir ana yol üzerinde yaşamaktaydılar. |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Artık onlardan da intikam aldık ve şüphe yok ki, ikisi de elbette apaçık öndedirler. |
| Ömer Öngüt | : | Biz onlardan intikam aldık. Hâlâ her iki memleket de işlek bir yol üzerindedir. |
| Şaban Piriş | : | Biz de onlardan intikam aldık. Şüphesiz bu iki olay da apaçık (göz) önündedir. |
| Suat Yıldırım | : | Onlara da hak ettikleri cezayı verdik. Bu her iki şehir harabesi de uğrak bir yol üzerindedir. |
| Süleyman Ateş | : | Onlardan da öcümüzü aldık, her ikisi de (Sodom da, Eyke de) hâlâ (yol üzerinde, gözler) ön(ün) de apaçık durmaktadır. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Bundan dolayı onlardan intikam aldık; her ikisi de açıkça (gözler) ön(ün) dedir. |
| Ümit Şimşek | : | Biz onlardan da intikam aldık. Her ikisinin izleri de hâlâ gözler önündedir. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Onlardan intikam aldık. Her ikisi önde, belirgin bir biçimde durmaktadır. |