Ve kâlû yâ eyyuhellezî nuzzile aleyhiz zikru inneke le mecnûn(mecnûnun).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Ve: “Ey kendisine zikir indirilen! Gerçekten sen, mutlaka mecnunsun (delisin).” dediler. |
| Diyanet İşleri | : | Dediler ki: “Ey kendisine Zikir (Kur’an) indirilen kimse! Sen mutlaka delisin!” |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Ve derler ki: Ey kendisine Kur'ân indirilen sen gerçekten de delisin. |
| Adem Uğur | : | Dediler ki: "Ey kendisine Kur'an indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun!" |
| Ahmed Hulusi | : | Dediler ki: "Ey kendisine Zikir (uyaran - hatırlatıcı bilgi) inzâl edilmiş kimse! Muhakkak ki sen mecnunsun (cinlenmişsin). " |
| Ahmet Tekin | : | Onlar: 'Ey kendisine, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur’ân indirilen, sen kesinlikle cinlere mahkum olmuş birisin, delisin' dediler. |
| Ahmet Varol | : | Dediler ki: 'Ey kendisine zikir (kitap) indirilen! Sen muhakkak delisin. |
| Ali Bulaç | : | Onlar: "Ey kendisine kitap indirilen (Muhammed). Gerçekten sen cinlenmiş (bir deli)sin," dediler. |
| Ali Fikri Yavuz | : | Mekke kâfirleri Peygambere şöyle dediler: “- Ey kendisine kitap indirilen! Muhakkak ki, sen bir mecnunsun. |
| Bekir Sadak | : | (6-7) Onlar: «Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Dogrulardan isen melekleri bize getirsene» dediler. |
| Celal Yıldırım | : | Dediler ki: «Ey o kendisine zikir (Kitâb) indirildiğini (iddia edip duran) kişi! Doğrusu sen delisin. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (6-7) Onlar: 'Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene' dediler. |
| Diyanet Vakfi | : | Dediler ki: «Ey kendisine Kur'an indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun!» |
| Edip Yüksel | : | Dediler ki: 'Ey kendisine zikir (mesaj) indirilmiş olan, sen bir delisin.' |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Bir de ey o kendisine zikr indirilmiş olan, dediler: mutlaka sen mecnunsun! |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Bir de Onlar: «Ey kendisine kitap indirilmiş olan, sen mutlaka delisin! |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Dediler ki: «Ey kendisine Kur'ân indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun.» |
| Fizilal-il Kuran | : | Müşrikler dediler ki; «Ey kendisine Kur'an inen adam, sen kesinlikle delinin birisin.» |
| Gültekin Onan | : | Onlar: "Ey kendisine kitap indirilen (Muhammed). Gerçekten sen cinlenmiş (bir deli)sin" dediler. |
| Hasan Basri Çantay | : | Dediler ki: «Ey kendisine kitâb indirilen (zât), mutlak ve mutlak sen bir mecnunsun»! |
| Hayrat Neşriyat | : | (Kâfirler) dediler ki: 'Ey kendisine Zikr (Kur’ân) indirilen kişi! Doğrusu sen gerçekten bir delisin.' |
| İbni Kesir | : | Dediler ki: Ey kendisine kitab indirilen kişi; sen, mutlaka delisin. |
| Muhammed Esed | : | (Hal böyleyken, hakkı inkar edenler, yine de): "Ey kendisine (sözde) uyarıcı/hatırlatıcı bir mesaj indirilen kişi; sen düpedüz bir mecnunsun!" diyorlar, |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Ve dediler ki: «Ey üzerine kitap indirilmiş olan! (zât) Şüphe yok sen elbette bir mecnûnsun.» |
| Ömer Öngüt | : | Dediler ki: “Ey kendisine zikir (Kur'an) indirilen kimse! Sen mutlaka cinlenmiş (delirmiş)sin. ” |
| Şaban Piriş | : | Nitekim şöyle demişlerdi: - Ey kendisine zikir indirilen, kesinlikle sen delisin! |
| Suat Yıldırım | : | (6-7) O kâfirler, alay ederek: "Ey o kendisine kitap indirilmiş olan" dediler; "mutlaka sen bir delisin! Eğer iddianda tutarlı isen, ne diye bize o melekleri getirip göstermiyorsun?" |
| Süleyman Ateş | : | Dediler ki: "Ey kendisine Zikir (Kitap) indirilmiş olan, sen mutlaka cinlenmişsin!" |
| Tefhim-ul Kuran | : | Onlar: «Ey kendisine kitap indirilen (Muhammed). Gerçekten sen cinlenmiş (bir deli)sin!» dediler. |
| Ümit Şimşek | : | Onlar diyorlar ki: 'Ey kendisine kitap indirilen kişi, sen delinin birisin. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Şöyle haykırdılar: "Hey! Kendisine o zikir/Kur'an indirilen! Sen gerçekten tam bir delisin." |