İBRAHİM Suresi 13. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 14/İBRAHİM-13

MÜJDE!

KuranMeali.org Desktop

Kuran Meallerini Kıyasla Masaüstü 4.0 Çıktı!

KuranMeali.org websitesinin offline versiyonu olan 40 Kur'ân Meâli mukayeseli v3.0 ve v4.0 versiyonları çıktı. Yeni program ziyaretçi analizlerimiz göz önünde bulundurularak, iki sürüm olarak hazırlandı.

İBRAHİM Suresi 13. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 14/İBRAHİM-13

İBRAHİM-13 için 40 meâl bulundu. Edip Yüksel (14/İBRÂHÎM-13: İnkarcılar elçilerine, 'Ya bizim dinimize geri dönersiniz ya da sizi yurdumuzdan kovarız!,' dediler. Rab'leri onlara, 'Zalimleri yok edeceğiz,' diye vahyetti,) / Elmalılı Hamdi Yazır (14/İBRÂHÎM-13: Küfredenler de resullerine dediler ki mutlak ve mutlak sizi toprağımızdan çıkarırız, yâhud ki milletimize dönersiniz, rabları da onlara şöyle vahiy verdi ki muhakkak ve muhakkak zalimleri ihlâk edeceğiz)
وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُواْ لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُم مِّنْ أَرْضِنَآ أَوْ لَتَعُودُنَّ فِي مِلَّتِنَا فَأَوْحَى إِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ لَنُهْلِكَنَّ الظَّالِمِينَ ﴿١٣﴾

Ve kâlellezîne keferû li rusulihim le nuhricennekum min ardınâ ev le teûdunne fî milletinâ, fe evhâ ileyhim rabbuhum le nuhlikennez zâlimîn(zâlimîne).

1.ve kâle: ve dedi
2.ellezîne keferû: inkâr eden kimseler, kafirler
3.li rusuli-him: resûllerine
4.le nuhricenne-kum: muhakkak, mutlaka sizi çıkaracağız
5.min ardı-nâ: bizim arzımızdan, ülkemizden
6.ev: veya
7.le teûdunne: mutlaka döneceksiniz, dönersiniz
8.fî milleti-nâ: bizim dînimize
9.fe evhâ: bunun üzerine vahyetti
10.ileyhim: onlara
11.rabbu-hum: Rab'leri
12.le nuhlikenne: mutlaka helâk edeceğiz
13.ez zâlimîne: zalimler

1 - İmam İskender Ali Mihr: Kâfirler, resûllerine dediler ki: “Sizi mutlaka arzımızdan (ülkemizden) çıkaracağız veya mutlaka bizim dînimize döneceksiniz.” Bunun üzerine onlara Rab’leri: “Mutlaka zalimleri helâk edeceğiz.” diye vahyetti.
2 - Diyanet İşleri: İnkâr edenler, peygamberlerine; “Andolsun, ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız, ya da bizim dinimize dönersiniz” dediler. Rableri de onlara şöyle vahyetti: “Biz zalimleri mutlaka yok edeceğiz.”
3 - Abdul Metin Saruhan: Kâfir olanlar Peygamber’lerine dediler ki; Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da mutlaka dinimize döneceksiniz. Rab’leri de onlara, (Peygamber’lere). Zalimleri mutlaka helak edeceğiz diye vahyetti.

HİDAYETİ GİZLEYENLER RAPORLARI

Hidayet; insan ruhunun yaşarken Allah'a ulaşmasıdır. Hidayet, İslâm'ın en önemli kavramıdır. Çünkü bir insan ancak Allah'a ulaşmayı dilerse, Allahû Tealâ'nın cennetine girmeye hak kazanabilir. Hidayeti gizleyenler, Kur'ân'ın aslında olan "O'na ulaşır", "Allah'a ulaşmak" gibi ifadeleri meâllerinde değiştirerek Allah'a ulaşmayı gizleyen kişilerdir.

RA'D-21 için Hidayeti Gizleyenler Raporu

Biz âyetteki tüm kelimeleri tek tek sözlükten incelediğimizde aşağıdaki kelimelerin âyette yer almadığı kesindir: "gözetilmek" (Adem Uğur, Ali Fikri Yavuz, Diyanet Vakfı, Suat Yıldırım) "birleştir...
Raporun devamı...
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Kâfir olanlar, peygamberlerine dediler ki: Ya sizi yurdumuzdan çıkarırız, yahut da bizim dinimize dönersiniz. Rableri, onlara vahyetti: Mutlaka zalimleri helak edeceğiz.
5 - Abdullah Parlıyan: Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, peygamberlerine dediler ki: “Ya sizi yurdumuzdan çıkarırız, yahut da bizim dinimize dönersiniz!” Bunun üzerine Rableri elçilerine: “Var oluş gayesi dışına çıkanları, mutlaka helak edeceğiz” diye vahyetti.
6 - Adem Uğur: Kâfir olanlar peygamberlerine dediler ki: "Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız, ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!" Rableri de onlara: "Zalimleri mutlaka helâk edeceğiz!" diye vahyetti.
7 - Ahmed Hulusi: Hakikat bilgisini inkâr edenler (egosuyla yaşayanlar) Rasûllerine dedi ki: "(Ya) sizi bölgemizden çıkaracağız yahut bizim inancımıza döneceksiniz". . . Rableri, onlara vahyetti ki: "Zâlimleri elbette helâk edeceğiz. "
8 - Ahmet Tekin: Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, Rasullerine:
'Elbette sizi, ya yurdumuzdan çıkaracağız, ya da, mutlaka dinimize döneceksiniz, bizim hayat tarzımızı benimseyeceksin' dediler. Rableri de onlara:
'Baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimleri mutlaka helâk edeceğiz' diye vahyetti.
9 - Ahmet Varol: İnkar edenler peygamberlerine: 'Kesinlikle ya sizi toprağımızdan çıkaracağız ya da bizim dinimize döneceksiniz' dediler. Bunun üzerine Rableri onlara şöyle vahyetti: 'Zalimleri mutlaka helak edeceğiz.
10 - Ali Bulaç: İnkâr edenler, resullerine dediler ki: "Muhakkak (ya) sizi kendi toprağımızdan süreceğiz veya dinimize geri döneceksiniz." Böylelikle Rableri kendilerine vahyetti ki: "Şüphesiz biz, zulmedenleri helak edeceğiz.
11 - Ali Fikri Yavuz: O (Peygamberleri) inkâr edenler, Peygamberlerine şöyle dediler: “- Çaresi yok, muhakkak sizi, ya yurdumuzdan çıkaracağız, yahut dinimize dönersiniz. Bunun üzerine o Peygamberlere, Rableri şöyle vahy etti: “- O zalimleri muhakkak surette helâk edeceğiz;
12 - Ali Ünal: Küfür içinde bulunanlar, kendilerine gönderilen rasûllere bu defa şöyle dediler: “Sizi mutlaka ya yurdumuzdan sürer çıkarırız veya bizim yolumuza, düzenimize dönersiniz.” İşte bu noktada Rabbileri rasûllere vahyetti: “Kesinlikle o zalimleri helâk edeceğiz.
13 - Bayraktar Bayraklı: Kâfir olanlar peygamberlerine dediler ki: “Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da mutlaka yolumuza döneceksiniz!” Rabbleri de onlara, “Zâlimleri mutlaka helâk edeceğiz!” diye vahyetti.
14 - Bekir Sadak: (13-14) Inkar edenler, peygamberlerine: «Ya bizim dinimize donersiniz ya da sizi memleketimizden cikaririz» dediler. Rableri peygamberlere: «Biz, haksizlik edenleri yok edecegiz, onlardan sonra yeryuzune sizi yerlestirecegiz. Bu, makamimdan ve tehdidimden korkanlar icindir.» diye vahyetti.
15 - Celal Yıldırım: İnkâra sapanlar, peygamberlerine, «and olsun, ya sizi yurdumuzdan çıkarırız, ya da bizim dinimize dönersiniz !» diyerek (tehdîdde bulundular). Bu sebeple Rabları onlara ; «Şanıma and olsun ki, zâlimleri elbette yok edeceğiz» diye vahyetti.
16 - Cemal Külünkoğlu: (13-14) İnkârcılar, peygamberlerine: “Andolsun ki, ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız, ya da bizim dinimize dönersiniz” dediler. Rableri de onlara şöyle vahyetti: “Biz zalimleri mutlaka yok edeceğiz. Ve onlardan sonra o yere sizi yerleştireceğiz. Bu (söz, hesap vermek üzere) benim karşıma çıkacağından çekinen ve benim tehdidimden sakınan kimseler içindir.”
17 - Diyanet İşleri (eski): (13-14) İnkar edenler, peygamberlerine: 'Ya bizim dinimize dönersiniz ya da sizi memleketimizden çıkarırız' dediler. Rableri peygamberlere: 'Biz, haksızlık edenleri yok edeceğiz, onlardan sonra yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve tehdidimden korkanlar içindir.' diye vahyetti.
18 - Diyanet Vakfi: Kâfir olanlar peygamberlerine dediler ki: «Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız, ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!» Rableri de onlara: «Zalimleri mutlaka helâk edeceğiz!» diye vahyetti.
19 - Edip Yüksel: İnkarcılar elçilerine, 'Ya bizim dinimize geri dönersiniz ya da sizi yurdumuzdan kovarız!,' dediler. Rab'leri onlara, 'Zalimleri yok edeceğiz,' diye vahyetti,
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Küfredenler de resullerine dediler ki mutlak ve mutlak sizi toprağımızdan çıkarırız, yâhud ki milletimize dönersiniz, rabları da onlara şöyle vahiy verdi ki muhakkak ve muhakkak zalimleri ihlâk edeceğiz
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): İnkar edenler de peygamberlerine dediler ki: «Ya mutlaka sizi toprağımızdan çıkaracağız yahut milletimize dönersiniz!» Rableri de onlara şöyle vahyetti: «Kesinlikle zalimleri helak edeceğiz;
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): İnkâr edenler peygamberlerine dediler ki: «Ya sizi mutlaka yurdumuzdan çıkaracağız, ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!» Rableri de onlara: «Zâlimleri mutlaka helak edeceğiz» diye vahyetti.
23 - Gültekin Onan: Küfredenler resullerine dediler ki: "Muhakkak (ya) sizi kendi toprağımızdan süreceğiz veya dinimize geri döneceksiniz." Böylelikle rableri kendilerine vahyetti ki: "Şüphesiz biz, zulmedenleri helak edeceğiz."
24 - Harun Yıldırım: Kâfir olanlar peygamberlerine dediler ki: "Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız, ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!" Rableri de onlara: "Zalimleri mutlaka helâk edeceğiz!" diye vahyetti.
25 - Hasan Basri Çantay: O küfredenler, peygamberlerine (şöyle) dediler: «Elbette ve elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız, yahud mutlak ve mutlak dînimize döneceksiniz». Bunun üzerine Rableri kendilerine (o peygamberlere): «O zaalimleri muhakkak helak edeceğiz» diye vahyetdi.
26 - Hayrat Neşriyat: Fakat inkâr edenler, peygamberlerine dedi ki: 'Ya sizi mutlaka memleketimizden çıkarırız, ya da kesinlikle dînimize dönersiniz!' Bunun üzerine Rableri onlara (o peygamberlere) şöyle vahyetti: '(Biz) o zâlimleri muhakkak helâk edeceğiz!'
27 - İbni Kesir: Küfredenler peygamberlerine dediler ki: Ya bizim dinimize dönersiniz, ya da sizi memleketimizden çıkarırız. Rabbları da onlara vahyetti ki: Biz,
28 - İlyas Yorulmaz: Doğruları inkâr edenler, içlerinden seçilen elçilere “Ya sizi topraklarımızdan çıkartıp atacağız veyahut da bizim inançlarımıza geri döneceksiniz” dediler. Bizde elçilerimize “Haksızlık yapan zalimleri mutlaka helak edeceğiz. ”
29 - Kadri Çelik: Küfre sapanlar, peygamberlerine dediler ki: “Hiç tartışmasız sizi kendi toprağımızdan süreceğiz ya da dinimize geri döneceksiniz.” Böylelikle Rableri kendilerine, “Hiç şüphesiz biz, zulmedenleri helak edeceğiz” diye vahyetti.
30 - Muhammed Esed: Ama hakkı inkar eden toplumlar, elçilerine şöyle dediler: "Ya bizim yolumuza dönersiniz, ya da kesinlikle sizi ülkemizden sürüp çıkarırız!" Bunun üzerine Rableri elçilerine: "Biz bu zalimleri mutlaka tepeleyeceğiz!" diye vahyetti,
31 - Mustafa İslamoğlu: Sonunda inkarda direnenler peygamberlerine (iki seçeneğiniz var) dediler: "Ya sizi yurdumuzdan sürüp çıkarırız, veya bizim inanç sistemimize dönersiniz!" Bunun ardından Rableri kendilerine şöyle vahyetti: "Zalimleri kesinlikle helak edeceğiz;
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Ve kâfir olanlar, peygamberlerine dediler ki: «Elbette sizi yurdumuzdan çıkarırız, veyahut bizim milletimize dönüverirsiniz.» Artık Rableri de onlara vahyetti ki: «Elbette biz o zalimleri helâk edeceğiz.»
33 - Ömer Öngüt: Kâfirler peygamberlerine: “Elbette ki biz sizi ya memleketimizden çıkarırız ya da mutlaka bizim dinimize dönersiniz. ” dediler. Rableri de onlara: “Biz zâlimleri mutlaka helâk edeceğiz. ” diye vahyetti.
34 - Şaban Piriş: Kafir olanlar ise, Peygamberlerine : -Ya bizim yolumuza geri dönersiniz ya da sizi ülkemizden çıkarırız, dediler. Rab’leri peygamberlere şöyle vahyetti: -Zalimleri elbette helak edeceğiz,
35 - Sadık Türkmen: Inkâr edenler, elçilere dediler ki: “Ya mutlaka sizi vatanımızdan çıkarırız ya da mutlaka dinimize dönersiniz.” Rableri onlara şöyle vahyetti: “Kesinlikle, zalimleri/hainleri helâk edeceğiz.
36 - Seyyid Kutub: Kâfirler, peygamberlerine «Ya dinimize dönersiniz, ya da sizi yurdumuzdan kovarız» dediler. Fakat Rabbleri, onlara vahiy yolu ile bildirdi ki, «Biz zalimleri kesinlikle yokedeceğiz.»
37 - Suat Yıldırım: (13-14) Kâfirler resullerine dediler ki: "Ya sizi yurdumuzdan kovarız, yahut bizim dinimize dönersiniz." Rab’leri de onlara vahyetti ki: "Elbette Biz o zalimleri imha edeceğiz ve onlardan sonra o ülkeye sizi yerleştireceğiz. İşte bu, huzuruma çıkmaktan ve uyardığım azaptan çekinenler içindir."
38 - Süleyman Ateş: İnkâr edenler, elçilerine dediler ki: "Ya sizi mutlaka yurdumuzdan çıkarırız, ya da bizim dinimize dönersiniz!" Rableri de onlara şöyle vahyetti, "zâlimleri mutlaka helâk edeceğiz!"
39 - Tefhim-ul Kuran: Küfre sapanlar, peygamberlerine dediler ki: «Hiç tartışmasız sizi kendi toprağımızdan süreceğiz ya da dinimize geri döneceksiniz.» Böylelikle Rableri kendilerine vahyetti ki: «Hiç şüphesiz biz, zulmedenleri helak edeceğiz,»
40 - Ümit Şimşek: İnkâr edenler ise, peygamberlerine, 'Ya bizim dinimize girersiniz, ya da sizi yurdumuzdan çıkarırız' dediler. Rableri de onlara şöyle vahyetti: Biz zalimleri helâk edeceğiz.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Küfre sapanlar kendi resullerine şöyle dediler: "Ya tam bir biçimde bizim milletimize dönersiniz yahut da sizi yurdumuzdan mutlaka çıkarırız." Rableri de onlara şunu vahyetti: "Zalimleri muhakkak helâk edeceğiz."

quran-menu
İBRÂHÎM Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala

Kuran Meali Org Android APP

KuranMealiOrg Android Sürümü

Kuran Meali Org sitemizin, 39 Kuran Mealini kıyaslayan Android versiyonu yayınlandı.
Daha fazla bilgi için burayı tıklayınız.
Telefonunuza / tabletinize kurmak için burayı tıklayınız.
Sitemizi bilgisayarınıza yükleyin!
Sitemizi Download Edin
Kuran Meallerini Kıyasla Masaüstü versiyonun 2016 sürümü kullanımınıza açılmıştır.
Windows 10 ile uyumludur.

Kuran Meallerini Kıyasla v4.0 masaüstü versiyonu

Kur'an'daki Hidayet Gizleyenler Raporları

Burda Dur www.kuranmeali.org Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.

Hidayeti Gizleyenler Raporlarına ulaşın

Kur'ân'daki İslam Anketleri sonuçlarımıza ulaşın!

Kuran Meali Org Anketleri Kur'an-ı Kerim'e aykırı bir çok hurafe İslam dininde yeri varmış şeklinde kabul görmekte ve toplumumuza öğretilmektedir. Bu hurafeleri tanımak ve çevrenizi uyarmak için anket sonuçlarımızı mutlaka inceleyiniz.

KuranMeali.Org Anketleri
Allah'a ulaşmayı dilemek
Kur'ân-ı Kerim'e göre Allah'a ulaşmayı dilemek farz mıdır?
 Evet
 Hayır

23.886 kişi oy verdi.
Sonuçları göster